Fatma
{ 10 Haziran 2010, 11:44 }Unutmayalım, bir taneden ne olacak diye bilinçsizce tükettiğimiz israil malları binlerce kurşun olup üzerimize yağıyor.
Kur’an’da İsrailoğullarına Verilen Cezalar İsrailoğulları, kendilerini Allah’ın oğulları ve sevgilileri sayan (Maide, 5/18) şımarık bir topluluktur. Bu sebeple ölçüsüz davranışlar sergilemişler ve ortalığı fesada vermişler, bunun sonucu olarak da sürekli cezalandırılmışlardır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Rabbin, bir gün, kıyamet gününe kadar onlara, en kötü cezayı vermeye çalışanları üzerlerine salacağını ilan etti. Senin Rabbin, suçun karşılığını elbette çabuk verir. Bir de o, elbette bağışlayıcıdır, ikramı boldur. Onları yeryüzünde bölük bölük böldük. İçlerinde iyi olanlar olduğu gibi aşağılık olanlar da vardır. Belki hatalarından dönerler diye onları hem iyilikler hem kötülüklerle imtihanlardan geçirdik.” (Araf 7/167-168) İsrailoğullarına tarih boyunca iki büyük ceza verilmiştir. Birincisi milattan önce Kral Yehoyakim zamanında olmuştur. Bâbil Kralı Nebukadnezzar (Buhtunnasr) Kudüs’e girerek kralı emri altına almış, esir aldığı pek çok insanla birlikte mabedin değerli eşyalarını da götürmüştür. Üç yıl sonra kralın isyan etmesi üzerine m.ö. 597’de Kudüs’e ikinci defa giren Nebukadnezzar, bu defa mabedin kalan eşyalarıyla birlikte yeni kral Yehoyakim’i Bâbil’e götürmüş, onun yerine Tsedekiya’yı kral yapmıştır. On yıl sonra Tsedekiya’nın saltanatında Nebukadnezzar’ın üçüncü defa Kudüs’e yürüyerek şehri kuşatması üzerine korkunç bir açlık baş göstermiş, nihayet şehir düşmüş, mabet, saray ve genel olarak Kudüs ateşe verilmiş, duvarlar yıkılmış ve halkın bir kısmı sürgün edilmiştir. Bunu anlatan âyetler şunlardır: “İsrailoğulları için Kitaba, şu kararı koyduk: “Siz bu yerde iki kere fesat çıkaracak, büyüklendikçe büyükleneceksiniz. Birincinin şartları oluşunca savaş gücü yüksek kullarımızı üzerinize saldık; evlerin arasına kadar sokuldular. Bu, yerine getirilmiş bir sözdür.” (İsrâ, 17/4-5) İkinci büyük ceza m.s. 70 yılında oldu. Bu defa Romalı kumandan Titus şehri kuşattı. Bu sırada mabet ve hemen hemen bütün şehir yandı. Titus, Batı duvarındaki bir bölüm ve üç kule hariç bütün duvarları yıktırdı. Bunu anlatan âyetler de şunlardır: “(Ey İsrailoğulları!) Sonra düşmanlarınıza karşı sizi tekrar güçlendirdik; mallar ve oğullarla destekledik, sayınızı daha da artırdık. İyilik ederseniz kendinize edersiniz. Kötülük ederseniz yine kendinize edersiniz. İkinci cezanın şartları oluşunca (düşmanlarınızı tekrar üzerinize saldık ki,) yüzünüzü yere sürtsünler, o Mescide ilk girenler gibi girsinler ve ele geçirdikleri her şeyi yakıp yıksınlar.” (İsrâ, 17/6-7) Şımarıklıkları ve fesatları eskisi gibi olursa büyük cezalar yine verilecektir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Umulur ki Rabbiniz size yine merhamet eder. Siz (fesadınıza) dönerseniz biz de (cezaya) döneriz. Cehennem’i de kâfirler için tıkılıp kalma yeri yapmışızdır.” (İsrâ, 17/8) Mavi Marmara Gemisi’nde yaptıkları katliam dâhil olmak üzere son birkaç yıldır İsrailoğulları, eski fesatlarını tekrarlıyorlar. Allah Teâlâ onların kötü olanlarına üçüncü büyük cezayı verebilir. Şartlar o noktaya doğru hızla ilerlemektedir. Süleymaniye Vakfı Din ve Fıtrat Araştırmaları Merkezi |




Yorumların tamamını okumak için tıklayın.














